BucasporFan.Com | Bucaspor Haber Sitesi

Fırat Soğuk; Buca’yı Herkes Düşürdü

BucasporFan köşe yazarı Fırat Soğuk’un ”Buca’yı Herkes Düşürdü’ başıklı köşe yazısı…

Cumartesi, kara bir cumartesi… Bucaspor 3.Lig’e düştü. Tarihinde küme düşmemiş bu kulüp Süper Lig’e çıktığı 2010’dan bu yana 3.kez küme düştü. Başarısızlıkta suç atmak kolaydır; ancak herkesin ders çıkarması gereken şeyler var.

Öncelikle saha, yani görünen kısım hedef tahtasına konur. Bucaspor sahadaki kuvvetini her zaman alt yapısından almıştır. Türkiye’deki ilk futbol akademisi de bu takım çatısı altında kurulmuştur. Seyit Mehmet Özkan bu futbol akademisini kurarken ufak bir şart koşmuştu. Bu alt yapıdan çıkan her çocuk Bucaspor’da profesyonel olup satılırsa bonservis bedelinin %25’i alt yapıya, yani yine başka çocuklarının gelişimine ayrılmalıydı. Ne kadar kendi kendine dönen bir değirmen değil mi? Ama öyle olmadı. Mehmet Bektur başkanlığındaki yönetim, 2012’de Salih Uçan’ın bonservisini alt yapıya aktarmadı. İçerisi karıştı ve Seyit Mehmet Özkan resti çekerek kulüpten ayrılmaya karar verdi. Yanında ise 1996-2000 arası doğumlu 95 elit sporcuyu, başına geçtiği Altınordu’ya götürdü. Bu çocuklar arasında bu yıl Roma’da fırtınalar estiren Cengiz Ünder ve Freiburg’da oynayan A Milli stoper Çağlar Söyüncü de vardı. Diğer bir yandan 95 sporcuyu götürmek 5 tane alt yaş grubu takımını tamamen ortadan kaldırmak demekti. Bucaspor alt yapısı, Altınordu’ya o zaman geçen sporcuların yanında yeni yıldız adaylarını da Altınordu projesine kaptırmaya başladı. Nitekim bunun bedelini ağır ödeyerek eski günlerine bir türlü dönemedi.

İkinci sırada tepki doğal olarak yönetenlere döner. Bucaspor en büyük darbeyi, kendi hayatını idame ettiremeyecek kişileri başkanlık koltuğuna oturtarak kendi kendine vurdu. Süper Lig döneminde yapılan 22 transfer ve yabancılara olan borçlar 10 yılda ödenemedi. Gelen transfer yasakları ve alt yapıdaki çöküşle kulüpte sportif başarı için yapılabilecek herhangi bir hamle de kalmadı. Oyuncu çıkaramayan ve transfer yapamayan kulüpte yapılacak en doğru hamle nedir? Tabi ki eldekileri de satmak (!) Önce yeni Salih Uçan olması beklenen Taylan Antalyalı, Gençlerbirliği’ne komik bir paraya satıldı. Sonra ise kaleci Çağlar Şahin Akbaba 2 yıllığına bir üst lige kiralandı. Tarihte as kalecisini bir üst lige kiralayan bir takım daha yoktur. Yıllar sonra transferin son günü kaldırılan yasak sonrası, kulübün eski oyuncularının da arasında olduğu ve yaşları 35’e yaklaşmış 12 oyuncu transfer edildi, çünkü kulübü kurtarabilecek başka hiçbir oyuncu kalmamıştı dünyada (!) Ne de olsa ciddi paralara gelecek önemli ligler görmüş oyunculardı ve onlara karşı yapılacak borçlar da ciddi miktarda olacaktı. Belki de gelecek 2 yıl için transfer yasağı almayı müjdeliyordu bu transferler. Yetmezmiş gibi iki yıl puan silme cezası alındı. Bu yıl finansal olarak 3 puan cezası alınmasaydı Bucaspor şu an lige tutunmuş olacaktı.

Diğer bir konu ise taraftarlardaki radikalleşmeydi. Süper Lig’e çıkılırken aileleriyle maça gelen herkes takımdan gitgide uzaklaşmıştı. Nedeni ise tribünlere gelen kendini bilmez “yeni Bucalılar”dı. Otobüs camları kıran, holiganlıkta sınır tanımayan bir kitleydi bu kişiler. Hal böyle olunca bu kişilerle aynı ortamda olmak istemeyen birçok insan maça gitmeyi bıraktı. Öyle ki biletlerin 1 TL olduğu maçlarda bile tribünler boş kaldı. Oysa ki bu takımı 2.Lig’de TFF 1.Lig’de şampiyon yapan da kendi taraftarının olağanüstü desteğiydi.

Tüm bunlara bakacak olursak tek bir kişiye suç atmak hiçbir temele dayanamaz. Eğer bir başarıda taraftardan takım malzemecisine kadar herkesin payı varsa başarısızlıktaki pay çok daha büyüktür. Bu takıma büyük katkıları olan ve her türlü fedakarlığı yapan kaptanlar Erkan Taşkıran ve Zafer Çevik, teknik direktör Sait Karafırtınalar ve cefakar Bucaspor taraftarı her türlü teşekkürü hak ediyor. Ellerinden geleni yapsalar da ortada Rusların Osmanlı’yı işaret ettiği gibi bir hasta adam vardı ve sadece onun ömrünü uzatabildiler. Bucaspor Süper Lig’den düştüğü gün bu çöküşün devam edeceğini tahmin etmiştik; ancak ikinci düşüşte bu kulübün elinde gerçekten bir şey kalmadı. En basitinden artık maçları yayınlanmıyordu. Kısacası Türkiye’ye artık sesini duyuramayacak ve oyuncularına piyasa yaptıramayacaktı bu kulüp. İlyas Çakmak’ın müthiş performansına rağmen yolun sonu 3.Lig oldu. Kızın ya da küsün ama bu çöküş amatöre de gidecek. Tek dileğim bu güzide kulübün yakın zamanda hak ettiği konuma geri gelebilmesidir. Gerçekler bir kenara, yarın varsa umut vardır.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir