BucasporFan.Com | Bucaspor Haber Sitesi

Fatih Ay; Fırtına Yeniden Eser mi?

BucasporFan başköşe yazarı Fatih Ay’ın yeni sezon öncesi “Fırtına Yeniden Eser mi?” başlıklı köşe yazısı sizlerle…

Bir futbol takımının başarısı için birden çok faktörün bir araya gelmesi gerektiği herkesin malumudur. Klasik “yönetim-futbolcu-taraftar” üçlemesi gerçekten boşa söylenmiş bir laf değildir. Başarının 3 sac ayağı diyebiliriz bu üçleme için. Birinden birisi eksik olduğu takdirde sportif başarı beklemek çoğu zaman yerinde bir beklenti değildir. Zaman zaman yerel yönetim ve siyasetin yüksek derecedeki destekleri sac ayağının taraftar kısmının yerini alabilse de bu tarz bir başarının keyif vermeyeceği de açıktır.

Bucaspor 1,5-2 yıldır bir kabus yaşıyordu adeta. Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu camia. Hüsnü Kaya’dan herkes şikayetçiyken, onun ardından gelen Çetin Kayışlı ve yönetimi Bucaspor’u dert edinen taraftarlara krizler geçirtti. Ortasında göreve geldiği sezon, Bucaspor’un trajik bir sonla 1. Lig’den 2. Lig cehennemine düşmesine engel olamayan Çetin Kayışlı ertesi sezon da son haftaya kadar küme düşme korkusu yaşattı Buca’ya. Son hafta biraz da talihin yardımıyla kümede kaldı Fırtına. Bakın bu az şey değildir. Tamam Bucaspor’un tarihinde sükseli Avrupa başarıları yahut Süper Lig tecrübeleri yok fakat Çetin Kayışlı göreve gelene kadar neredeyse Cumhuriyetle yaşıt olan Fırtına sadece ve sadece 1 (YAZIYLA BİR!) kez küme düşmüştü. Kayışlı döneminde 1,5 sezonda bir kez küme düşüp bir kez de son anda ligde kalabildik. Düşünün 80 yıldan fazla bir süre mücadele etmiş olmasına rağmen sadece bir kez küme düşme acısı yaşamış bir kulüp 1,5 senede iki alt lige düşme tehlikesi yaşadı resmen. Ve bunların birinde tamamen rakiplerinin hediyesi ile son hafta son anda ligde tutunabildi. Fakat tüm bunlara rağmen dışarıdan bakıldığında anlamsız ancak içeriden bakıldığında gayet anlamlı bir biçimde destek gördü Kayışlı ve yönetimi. Yanlışları ortaya konup eleştirildiğinde garip bir şekilde sahip çıkıldı kendisine. Aslında gayet güzel oldu bu durum. Adeta bir turnusol kağıdıydı geçen 1,5 sezon. Kimlerin gerçekten Bucaspor’un peşinde kimlerin farklı hesaplar içinde olduğu ayan beyan ortaya çıktı bir kez daha. Çetin Kayışlı ve yönetimi Bucaspor’a onarılması güç zararlar vermiş oldu netice olarak. Bir sezon küme düşüp ertesi sezon son anda ligde kalabilen, ödenmeyen borçlar yüzünden transfer yasakları ve puan silme cezalarına muhatap olan bir takım konumuna geldi Bucaspor. Süper Lig’den milyonlarca lira borçla düşmekten çok daha kötü zamanlar geçirdi Fırtına. Adeta fetret devri oldu Kayışlı dönemi. Kimse kusura bakmasın, 1,5 sene içinde Bucaspor’un faydasına olacak hiçbir işini görmedik eski yönetimin. Ne sportif başarı, ne finansal başarı ne de semtin rüzgarını arkasına alma konusunda bir gelişme mevcut olmadı. Aksine başta belediye olmak üzere tüm camia Bucaspor’a küstürüldü. Özetle; Çetin Kayışlı döneminin, Bucaspor’un tarihinin en kötü yönetildiği dönemler arasında anılacağından eminim.

Gelelim bu sezonki Bucaspor’a. Açıkçası şu an uzaktan görebildiğim kadarıyla camianın üzerindeki kara bulutlar dağılmaya başladı. Taraftardan esnafına kadar herkeste bir heyecan uyandırdı başkan Ahmet Doğan. Kayışlı döneminde kulübe haklı olarak destek olmaktan çekinen kişi ve kurumlar tekrardan canlandı. Başta Buca Belediyesi olmak üzere semtte yaşayan herkesin Bucaspor için ümitvar duygular içerisinde olduklarını izlenimliyoruz. Başkan Ahmet Doğan, göreve geldiğinden beri güzel haberler almaya başladık. Açıkçası artık herkese karşı temkinli yaklaşmaktayım. Hiçbir başkan yahut yöneticin tepeden tırnağa harika olacağına inanmıyorum. Ve bu sebeple hiç kimseye, gerçekten yürekten olduğuna inanmadığımız hiç kimseye “büyük başkan” denmemesi gerektiğini düşünüyorum. Tüm bu şerhleri düştükten sonra Ahmet Doğan için olumlu izlenimler edindiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Şu ana kadar ve bize yansıyan kadarıyla Bucaspor iyi yolda. Hafiften bir heyecan oluşmaya başladı camiada. Şimdi asıl mesele, o heyecan dalgasının tüm semti sarmasını sağlamakta. Yediden yetmişe herkesi Bucaspor’un varlığından haberdar etmek ve Bucaspor için bir şeyler yapma konusunda harekete geçirmek başta yönetimin sonra taraftarın görevi oldu artık. Tüm semt sarı laciverte boyanmalı, herkes maddi ve manevi anlamda semtin en büyük markası olan Bucaspor’a destek olmalıdır. Yönetimin başlattığı küçük karton Bucaspor forması kampanyası bunun fitili olabilir. Kombine ve forma kampanyalarıyla arkası gelmeli. Maddi anlamda ne zorluklar içerisinde olduğu herkes tarafından bilinen Bucaspor nefes almalı. Bu minvalde eğer okursa sayın başkana hatırlatmak istediğim iki husus var. Birincisi İzmir Büyükşehir Belediyesinin Süper Lig döneminde vermiş olduğu göğüs reklamından kaynaklanan 2 milyon liralık borcudur. O yıldan beri bu para hala ödenmemiş, sosyal medyadan Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’na ısrarlı sorularımız üzerine kendisi, kulübe ödenecek para doğrudan borçlarına gideceği ödemediklerini itiraf etmişti. O para Bucaspor’un hakkıdır ve hala ödenmemiştir. Bucaspor yönetimi 5 liranın dahi çok büyük önem arz ettiği şu dönemde bu paranın peşine düşmelidir. İkinci olarak da yine geçmiş yönetimlerin basiretsizliği yüzünden zarara uğradığımız bir konuya değinmek istiyorum. Bucaspor’un yurtdışından keşfedip parlattığı gurbetçi oyuncu Umut Gündoğan, birkaç sezon evvel Galatsaray’a transfer oldu. Ve anlaşma metnine göre, bonservis bedelinin dışında, İzmir’de Bucaspor ile Galatasaray’ın bir hazırlık maçı yapacaklar ve bu maçtan elde edilecek tüm gelirler Bucaspor’a bırakılacaktı. Fakat aradan geçen sezonlarda hiçbir yönetim bunun da peşine düşmedi. Finansal sorunları teker teker çözme girişimlerinde bulunan Ahmet Doğan yönetimin bu iki hususu dikkate alacaklarını ve girişimde bulunacaklarını umuyorum. Sonucunu ısrarla takip edeceğim. Umarım eski yönetimlerin yaptığı gibi kulak ardı edilmez bu söylediklerim. Bucaspor için çok ciddi bir gelir kaynağı olacak iki konudan bahsediyoruz sonuçta.

BucasporFan.Com Başköşe Yazarı
Avukat Fatih AY

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir